Slovenya’da doğa yürüyüşü bir başka güzel

2025 yazında Hollanda-Türkiye yolumuz üzerinde 4 günlük bir mola verip, Avrupa doğa yürüyüşleri keşif listemize bir tane daha ekledik: Slovenya Triglav Doğal Parkı. İtalya-Avusturya sınırındaki yüzölçümü 880 metrekare olan ve Julian Alpler’ini de kapsayan Triglav, Slovenya’nın tek doğal parkı. Büyülü güzellikteki Bled Gölü’nün batısındaki bölgede yüzlerce yürüyüş rotası var. Biz Bled’e kalıp, arabayla 30-35 dakika civarında ulaştığımız bölgelerde üç ayrı yürüyüş rotası yaptık.
Triglav Parkı, Isviçre’yi aratmayacak mis gibi çam kokan ormanları, harika yürüyüş rotaları, içinde alabalıkların oynaştığı gölleri, turkuaz renkli derin kanyonları, huzur veren yaylaları ve eşsiz güzellikteki şelaleleriyle göz kamaştırıyor. Etrafta bir çok da kayak merkezi var, hatta kayak atlama şampiyonasının yapıldığı yer burada.
Slovenya, doğal park ve Bled bölgesi, tahminimizden çok daha turistik, kalabalık, modern, organize, tertemiz ve bakımlı. Gölün çevresi ormanlar ve dağlarla kaplı. Belli ki özellikle bu dönem, havanın aşırı sıcaklığı, Bled Gölü’ne girmek, trekking, bisiklet, kano, kürek gibi pek çok aktiviteye katılmak için, hem hafta sonu için başkent Ljubljana’dan gelen (sadece 1,5 saat uzaklıkta) yerli turistin, hem de çok çeşitli ülkeden yabancı turistin buraya akın etmesine sebep olmuş.
Bled’in ünlü kremalı milföy tatlısı her adımda, her kafede karşımıza çıkıyor. Bunun dışında her yerde, çoğunlukla Italyan yemekleri, alabalık ve çeşitli kış çorbaları sunan göl ya da orman manzaralı güzel restoranlar bulmak mümkün. Fiyatlar, İsviçre kadar olmasa da çok düşük sayılmaz. Burada içtiğimiz kahveler ise bizim için tek hayal kırıklığı!
Slovenya’nın lokal doğa yürüyüşü meraklıları anlaşılan, Pazar sabahları İstanbul Yıldız Parkı’nda veya boğazda yürür gibi ailecek ve köpekleriyle dağlarda trekking yapıyorlar. 2-3 yaşında çocuklar bile ellerinde sopalar, aileleriyle beraber Slovence sohbet ede ede dağları tırmanıyorlar. Aynen küçücük yaşta, adeta yürümek kadar kolay öğrendikleri kayak kaymak gibi doğal, çabasız ve sade bir şekilde şikayet etmeden, keyifle doğada yürüyorlar. Avrupa’nın göbeğinde ama dünyanın dertlerinden uzak bu büyülü ortamda büyüyorlar. Hayat keşke hep böyle tasasız, huzurlu ve doğal olsa…
Divya Beste Dolanay, Haziran 2025











